27 Ağustos 2013 Salı

Niçe ve Bilinmeyen Hayatı

Nicehtdxlcjhsa (Niçe) der ki; "Tüm genellemeler yanlıştır, bu da dahil." Bak bak; zamanında da "Tanrı öldü" dediydi bu. Gerçi orası farklı bi konu ama; durun hatta size bu hikayeyi anlatayım isterseniz. İstemeyeceğinizi biliyorum canım, lafın gelişi...

Niçe birgün yolda gider.

Arkadaşlarıyla karşılaşır ve arkadaşları buna : "Panpa naber yea? anan zaaa xD " der.
Niçe tabi sert adam, "Sie amk liselileri" der ve ardından "Bunlar yaşıyorsa, Tanrı öldü" der.

Tabi Tanrı alınır buna, sonucta Niçe bi filozoftur ve böyle düşünmesi onu kızdırır. Hemen bir mesaj gönderir:
"Snne be slk .s .s"

Hemen ardından bunların soyunu genellemeye başlar, zaten bir Çinlileri genellemiştir, ki o da apayrı bi konudur, meleklerden biri kodları yazarken bir kodu yanlış girer ve değiştirmeye üşenir. Sonrası malûm zaten.

Neyse bunları genellemeye başlar, Niçe de geleceği görerek "Bu dahil, bütün genellemeler yanlıştır" der. Hani buradaki "Bu dahil" sözü, sözün kendini değil, liseli genellemesini kastetmektedir. Günümüzde tabi bu durumu insanlar sözü kastettiğini düşünerek "Vayy yaaa adam ne demiş vay bravo yirim yaa" diye düşünse de, lakin ki, öyle değildir.

Neyse efendim, Niçe bu sözden sonra eve gideyim de bi güzel yahni yapıp yiyeyim diye düşünür. Kasaba uğrar, fiyatları öğrenir, tabi bu filozof olduğundan fakirdir. Hatta ağzının kokusunu saklamak için bıyık uzatmıştır falan. Etler arasından en ucuzundan alır biraz ve eve gidip yahniyi yapar.

Tam sofrabezini falan sermiştir evde, bi Tanrı misafiri gelir kapıyı çalar. Kim acaba? Tabiki de Zerdüşt'tür o gelen. Zerdüşt dediysem, ismi Zerdüşttür yani. Yoğsam baya müslüman falan bişey bu oruç neyim tutar ramazanda.

Neyse, Niçe üzülür içten tabi ama "Tanrı misafiri o, evimize bereket gelecek" diye düşünür ve içeri alır. Tabaklara bölüştürür yahniyi, Zerdüşt tam bi kaşık alır ve "PEEEHH" diyerek geri tükürür. Niçe ne olduğunu sorunca da "Ucuz etin yahnisi yavan olur, yenmez, niye ucuz et aldın, sen vanpir misin gardaş?" der Zerdüşt.

Niçe tabi çoh bozulur, çok dertlenir; hemen oracıkta "Böyle Buyurdu Zerdüşt" diye bir kitap yazar, bu kitapta Zerdüşt'e karşı hislerini paylaşır okurlarıyla. 


Ahanda Niçe ve vücudundan ayrı hareket
eden o eşsiz bıyıkları
Neyse, "bi de ben bakayım yahninin tadına, acaba dediği kadar var mı" diye düşünür ve bi kaşık almaya çalışır. Ama o da ne; bıyıkları buna izin vermez. her tarafı yağ olur, Zerdüşt hiç bişey olmamış gibi bi daha öğüt verir, "bıyıklarını keseceksin" der.
Niçe tabi şoka uğrar, "kimse bıyıklarımı kesmemi söyleyemez uleyyyn" diye Malkoçoğlu filmlerini aratmayan bir edayla kalkar, ve Zerdüşt'ü kapı dışarı eder.

Zerdüşt çıkarken eline bikaç taş alır ve biraz uzaklaşınca atmaya başlar. Niçe "Taş atma oç" diyerek kovalar. O sırada taşlardan biri de kafasına gelir, "Ananı bacını!!!" diye inler Niçe...

Niçe'nin kafasına taş geldikten
5 saniye sonra


Ee, şimdi Niçe hem aç kalmıştır, hem de ne yapacağını bilemez. Başlar yürümeye. O sırada babasının - ki babası çeşmenin yanındaki merkez kilisesinin papazıdır- kilisesinin önünde bulur kendisini. Kilisede pilavlı ayin vardır o gün, Niçe de "Yahni arıyordum nereye geldim amk" diyerek kendisini içerde bulur. Pilavı bi güzel yer, en son içinde bi kıl bulur ve ansızın bağırır."IYYK kıl var bunun içinde bee".

Bunu duyan cemaat koşa koşa dağılır, bazıları kiliseye falan kusar. Babası gelir ve oğluna "Ben sana bu bıyıklarla adam olamazsın demedim, yemek yiyemezsin dedim" der. Niçe de "bu terste bi işlik var ya anlamadım baba" diyerek ordan ayrılır.

Velhasıl, Niçe başına yediği taş darbesiyle büyük acılarla kıvranmaya başlamıştır. Bir gün sokakta yürürken yanından 3 tane kız geçer. Niçe hemen "Bu şu şekil giyinir, şu şu şekil giyinir ve şu, şekil giyinir" paradoksunu ortaya atar ve tam kızların birinin arkasından "Dur, şukunu vericem" diye koştururken aniden düşer ve başı koca bi kayaya çarpar. "Bitmediniz amk" diye inler, bu sefer sert kayaya çarpmıştır. Yıllar sonra Cüney Tarkın Niçe'nin kafasını yaran kayayı bulur ve "Dünyayı Kurtaran Adam" adlı filminde seyircilerin gözleri önünde kayayı ikiye ayırır. Lakin ki, öyle değildir.

Filmden Kayayı kırma sahnesi : tam 1:07
Niçe'yi hemen hastaneye yatırırlar, 11 yıl boyunca bitkisel hayat içinde geçirir, çünkü her ziyarete gelen odasına bir çiçek getirmiştir.


11 yılın sonunda Niçe gözlerini yumar, bir süre hiç açmaz. Etrafındakiler ne olduğuna bir türlü anlam veremezler. Günlerce başını beklerler, her an gözlerini açacak gibidir.
En sonunda Tanrı duruma el atar ve bir mektup gönderir. Mektup 3 gün sonra ellerine ulaşmıştır, Mektupta şu acıklı sözler bulunmaktadır:
TAZİYE: Niçe Öldü - Tanrı

Hemen ardından yakın arkadaşlarından birine bilinmeyen bir numaradan sms gelir. "qandırdm zhaa xdxd"

Herkes bir töbe estağfir çeker. Hep birlikte öğle ayinine mütakiben cenaze namazını kılarlar. Rahmetli babasının yanına yatırırlar. Tam o sırada Niçe bi anda gözlerini açar ve  "Biri üstüme toprak atsın " diye inler ve tekrar gözlerini yumar. Kalabalıktan "aa, harbi yaaa, vay amk nasıl düşünemedik, harbiden 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi" gibi fısıltılar dolaşır. Naaşın üerine toprak atarlar, ve herkes evlerinin yolunu tutar.

Bu hayatını düşünmeye, sorgulama adamış, bu yolda neredeyse çıldırmış diyebileceğimiz adam içinse yıllar sonra Halil S. Zai adlı bir sanatçı şarkı bestelemiştir:
"Sana bi söz yazdım bugün,

Solda liseli bir arkadaşı, ortada Zerdüşt ve
 sağda bıyığıyla birlikte Niçe
Yolladım rüzgarlarla,
aaaaa.aaaaa.aaa.aaaaaa.aaa.aaaaaaaaaaa"

Niçe 12 yaşında babasından bisiklet isterken

















Şaka bir yana, kendisini saygıyla anıyoruz, huzur içinde yatsın. Sonlara doğru hüzünlendim lan amk... :)

"Burada, kendisini tanımadığım, veya tanıdığım fakat okuduğunu bilmediğim birisi, kendi arzusu halinde yorum yapabilir. Yorum yapma hakkı yalnızca belirli kişilere ait değildir. Ki zaten, onlar, yorum yapmak mecburiyetindedirler. Kim ki,  eğer bu bloğu bizden başka okuyan birileri varsa, yorum yapabilir, yapmalıdır."

Böyle Buyurdu Zerdüşt -Taş 9/11